SARS-COV-2 Koronavirüsünün Kökeni

[26 Mart, 2020-Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Raporu]

Mevcut COVID-19 salgını, SARS-CoV-2 adlı bir koronavirüsten kaynaklanmaktadır. Koronavirüsler (CoV’lar), soğuk algınlığından Şiddetli Akut Solunum Sendromu (SARS) ve Orta Doğu Solunum Sendromu (MERS) gibi daha nadir görülen ve ciddi hastalıklara kadar, birçok kişide solunum yolu hastalıklarına neden olan geniş bir virüs ailesidir. SARS ve MERS  salgınlarının her ikisi de yüksek ölüm oranlarına sahiptir ve ilk kez sırasıyla 2003 ve 2012 yıllarında tespit edilmiştir. CoV’lar alfa, beta, gama ve delta-CoV olmak üzere dört cinse ayrılır. Şu anda insanlarda hastalığa neden olduğu bilinen tüm CoV’lar alfa veya beta-CoV’a aittir. Bu CoV’ların çoğu, bazı hayvan türlerini de enfekte edebilir. 2002 yılında insanlar ile birlikte misk kedileri de SARS-CoV ile enfekte olmuş, 2012’de ise tek hörgüçlü develerde bulunan MERS-CoV insanları enfekte etmiştir. Bir hayvandan insana düzenli olarak bulaşan bir virüse zoonotik virüs adı verilir. Virüsün hayvanlardan insanlara geçmesi, yayılma olarak adlandırılır. Yeni bir virüs keşfedildiğinde nereden geldiğini anlamak önemlidir. Bu, kaynağı belirlemek ve virüsün insan popülasyonuna daha fazla bulaşmasını önleyebilmek adına oldukça önem taşımaktadır. Ayrıca, salgının başlangıcındaki dinamiğin anlaşılması, sağlık politikaları için bilgilendirici olabilir. Virüsün kökenini anlamak, tedavi ve aşıların geliştirilmesine de yardımcı olabilir. Bir virüsün kaynağını veya kökenini belirlemek için, virüsün genetik yapısına bakmak ve bilinen diğer virüslere benzeyip benzemediğini görmek virüsün kaynağı hakkında ipuçları sağlayabilir. Genetik olarak yakından ilişkili virüsler, benzer bir kaynaktan veya coğrafi bölgeden gelme eğilimindedir. COVID-19’dan sorumlu virüs olan SARS-CoV-2, SARS-CoV ve yarasa popülasyonlarında bulunan bir dizi başka CoV’lar içeren genetik olarak bağlantılı bir virüs grubuna aittir. MERS-CoV da bu gruba aittir, ancak bağlantıları daha uzaktır. Bunların yanında, enfekte olduğu bilinen ilk insan vakalarını derinlemesine araştırmak ve bu kişilerin nerede enfekte olmuş olabilecekleri ile ilgili derinlemesine görüşmeler yapmak önemlidir. Bu görüşmeler, daha önceki olası vakaların belirlenerek coğrafi alanlar ve zaman dilimleri daraltılmasına, böylece kaynağı belirlemek için daha spesifik araştırmalar yapılmasına yardımcı olabilir. Şu anda, SARS-CoV-2’nin zoonotik kaynağı bilinmemektedir. SARS-CoV-2’nin neden olduğu koronavirüs hastalığı olan COVID-19’un ilk insan vakaları ilk olarak Aralık 2019’da Çin’in Wuhan Şehrinden bildirilmiştir.

SARS-CoV-2 virüsünün genetik yapısı bize ne anlatıyor?

Bugüne kadar insanlarda görülen SARS-CoV-2, genetik olarak yarasa popülasyonlarından, özellikle de Rhinolophus cinsi yarasalarda görülen koronavirüslerle yakından ilişkilidir. 2003’teki SARS salgınının nedeni olan SARS-CoV, yarasalardaki koronavirüslerle de yakından ilgilidir. Bu yakın genetik ilişkiler, hepsinin ekolojik kökeninin yarasa popülasyonlarında olduğunu göstermektedir. Rhinolophus cinsindeki yarasalar Asya, Afrika, Orta Doğu ve Avrupa’da bulunur. SARS-CoV-2, çiftlikte veya evcil hayvanlarda bulunan diğer koronavirüslerle genetik olarak ilişkili değildir. Virüs genom dizilim analizleri ayrıca SARS-CoV-2’nin insan hücrelerini istila etmesine ve insanları kolayca enfekte etmesine olanak tanıyan insan hücre reseptörlerine çok iyi adapte olduğunu göstermektedir. Vakalar çok benzerdir, bu da salgının başlangıcında; virüsün Çin’in Wuhan kentinde yaşayan insanlarda ilk kez rapor edildiği sırada insan popülasyonuna tek bir noktadan geçiş yaptığını düşündürmektedir. Bunun yanında, yayınlanan genom dizilimi analizleri hayvanlardan insanlara yayılmanın 2019’un son çeyreğinde gerçekleştiğini göstermektedir.

Araştırılan ilk COVID-19 vakalarından ne öğrendik? 

Aralık 2019’un sonlarında ilk COVID-19 vakaları bildirildiğinde, COVID-19’un epidemiyolojisini ve salgının orijinal kaynağını anlamak için araştırmalar yapıldı. Aralık 2019’un sonları ve Ocak 2020’nin başlarındaki ilk vakaların büyük bir kısmının, deniz ürünleri, yabani ve çiftlik hayvan türlerinin satıldığı Wuhan Şehrindeki Huanan Toptan Deniz Ürünleri Pazarı ile doğrudan bağlantısı vardı. İlk hastaların çoğu dükkan sahibi, piyasa çalışanı ya da bu pazara düzenli gelen ziyaretçilerdi. Aralık 2019’da bu pazardan alınan çevresel numuneler, SARS-CoV-2 için pozitif olarak test edildi, bu da Wuhan Şehrindeki pazarın bu salgının kaynağı olduğunu veya salgının ilk büyümesinde rol oynadığını gösteriyordu. Pazar 1 Ocak 2020’de kapatıldı, temizlendi ve dezenfekte edildi. Virüsün hayvanlardan insanlara yayılımı pazarda gerçekleşmiş olabilir veya virüs, enfekte olmuş bir insanın pazara gelmesiyle birlikte yayılmış olabilir.  İlk insan vakaları ile yapılan araştırmalar, semptomların 1 Aralık 2019 civarında başladığını ortaya koymaktadır. Ancak, bu vakaların Huanan Toptan Deniz Ürünleri Pazarı ile doğrudan bir bağlantısı yoktur ve bu nedenle Kasım ayında tespit edilmemiş önceki vakalarla temas ederek enfekte olmuş olabilirler (temas ile semptom başlangıç ​​tarihi arasındaki kuluçka süresi 14 güne kadar uzayabilir). İnsanlarda fark edilmeyen enfeksiyonların 2019 Kasım ayının ortalarında kadar ortaya çıkıp çıkmadığına dair ek çalışmalar devam etmektedir. 

İnsanda ilk SARS-CoV-2 enfeksiyonu nasıl ortaya çıktı?

Şu aşamada, Çin’deki insanların nasıl enfekte olduğunu kesin olarak belirlemek mümkün değildir. Ancak mevcut tüm kanıtlar, SARS-CoV-2’nin doğal bir hayvan kökenine sahip olduğunu ve manipüle edilmiş veya yaratılmış bir virüs olmadığını göstermektedir. SARS-CoV-2 virüsünün en muhtemel ekolojik kaynağı yarasalardır. 2003 yılında SARS salgınına neden olan ve muhtemelen yarasalarda bulunan bir virüs olan SARS-CoV, bir hayvan kaynağından (misk kedileri, çiftlikte yaşayan vahşi hayvanlar) insanlara sıçramış ve ardından insanlar arasında yayılmıştır. Benzer şekilde, SARS-CoV-2’nin de tür bariyerini atlayarak insanları başka bir hayvan konağından enfekte ettiği düşünülmektedir. İnsanlar ve yarasalar arasında genellikle çok sınırlı yakın temas olduğundan, SARS-CoV-2 enfeksiyonunun insanlar tarafından temas edilmesi daha muhtemel başka bir hayvan türünün aracı konaklığı üzerinden gerçekleşmesi daha olasıdır. Bu aracı konak, evcil bir hayvan, vahşi bir hayvan veya evcilleştirilmiş bir vahşi hayvan olabilir ve henüz tanımlanmamıştır. Çin’deki salgının ortaya çıktığı düşünülen bölgede yürütülen araştırmalar devam etmektedir. Bu araştırma verileri arasında, 2019’un sonlarında Wuhan’da ve çevresinde semptom gösteren insan vakalarının incelemeleri, ilk insan vakalarının tespit edildiği alanlardaki pazarlardan ve çiftliklerden alınan çevresel örnekler ve bu marketlerde satılan vahşi hayvan türlerinin ve çiftlik hayvanlarının kaynağı ve türü hakkında ayrıntılı kayıtlar yer almaktadır. Bu virüsün kaynağı belirlenip kontrol edilinceye kadar, virüsün insan popülasyonuna yeniden girmesi muhtemeldir ve şu anki salgına benzer yeni salgınların ortaya çıkma riski vardır.

SARS-CoV-2’nin kaynak belirleme çalışmaları için DSÖ ne yapmaktadır?

DSÖ, SARS-CoV-2’nin neden olduğu COVID-19 salgınının kontrolünü sağlamak amacıyla, virüsün kaynağının belirlenmesine engel oluşturan eksiklikleri ve araştırma önceliklerini belirleyecek uzmanlar, üye devletler ve diğer ortaklarla işbirliği yapmaya devam etmektedir. DSÖ bunun yanında, COVID-19’a özgü önleme ve kontrol düzenlemeleri konusunda ülkelere ve bireylere tavsiyelerde bulunmaktadır.

Kaynak: https://apps.who.int/iris/bitstream/handle/10665/332197/WHO-2019-nCoV-FAQ-Virus_origin-2020.1-eng.pdf

Çevirmen: Gizem Bozyel

Yorum bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir